21 Şubat 2019 Perşembe

Kum

Bir kaya gibi duruyorsun ya orada, hiç kıpırdamadan, bir nebze olsun esnemeden, dimdik...
Bir kaya gibi sarsılmaz, yerinden oynatılamaz, ağır...
Yine de sırtımı dayamam sana, güvenemem, hiç kimseye, hiç birine... Kaya da olsa...

O kaya değil midir, dalgaların ortasında sapasağlam duruyor sandığın, oysa gün be gün yıpranan belli etmeden, alttan alta oyulan...

Düşün o kaya değil miydi bugünün kum tanesi sahilde üstüne basıp geçiverdiğin...

Kaya...

Bir düşün...

9 Ocak 2019 Çarşamba

Dondum

Görsel: Elena Elisseeva
Kışı çok severim bilir misin? Bir bekleme dönemidir, bir sükunet gelir insanın üstüne doğa ile barışık yaşıyorsa eğer... Bakma sen o "medeniyet zırhı"nın koşturmacasına... Bir hareket, bir telaş... Kış dediğin ateştir içten içe yanan... Beklemektir toprağın karnında açacağın günü... Durmaktır, kalmaktır kış... Donmaktır...

Ama asla ölmek değildir, umuttur, tohumdur, nabızdır içten içe atan...

8 Ocak 2019 Salı

Uzak

Görsel: Pinterest
"Ne yapacaksın ki orada?" dedi... Her şeyden uzak, tek başına, dağ başında...
"Pencere" dedim, "bir pencere yeter bana... Başka bir şeye ihtiyacım yok başımı sokacak bir damdan başka bir şeye ihtiyacım yok, bir de gözümün göreceği kadar uzağa açılan bir pencere isterim sadece... "
- Ya ses? Sessizliğin sesini mi dinleyeceksin bütün gün?
- Sen hiç dinledin mi sessizliğin sesini... Muhteşemdir, ama dinlemesi çok zordur, çünkü beynimin içinde bir geveze var benim, hiç susmuyor ki... Gece ve gündüz...
- Yorganı al bari yanına, üşürsün akşam vakti... Bir ölüm soğuğu çöker üstüne... Uzanırsın, için geçer, bir kuş gelir konar pencereye, hafiflersin...
- Gördün mü, demiştim sana... Pencere olmazsa, olmaz işte...
- Sen yine de yorganı unutma...

6 Ocak 2019 Pazar

Kenarda

İlk bakışta gözünüz görmez beni... O büyük ağacı görürsünüz siz... Kalbini, köklerini, dallarını... Kuşlar da öyle yapıyor, böcekler de... Rengarenk çiçeklerinin etrafında pervane güneş de ay da...

Oysa ben, zayıf, incecik dallarımla, boğulmak üzereyim kenarda... Nefes alamıyorum, güneşe uzanamıyorum... Mutsuz değilim, hayır, azimliyim aksine... Bir amacım var, hayatta kalmak... Bir niyetim var, güneşe ulaşmak...

Bir gün, eminim, bir gün, benim de zamanım gelecek...

İşte o zaman belli olur kim olduğum... Özümün iyiliği... Az öteye kaçabilir miyim? Diğer zayıfları görür mü gözüm? Kuşlara der miyim, biraz da o  miniklere söyleyin şarkınızı? Kim bilir?
O zaman anlayacağız.

4 Ocak 2019 Cuma

Başlangıç

Görsel: Matteo Arfanotti
Bilir misin, başlangıçların karanlık bir tarafı vardır. Minik bir ışıktır seni oraya doğru iten, bir umudun ufacık bir mum ışığı... Karanlığı sevemeyen sevemez başlangıçları... Önceleri kapkaranlıktır çünkü her yer... El yordamı ile ilerlersin... Tökezlersin kaç kere, daha sonra çok da aşina olacağın o taşlara takılıp... Çaresi yok, her başlangıç bir bilinmeyen... Adımını attın mı, seveceksin karanlığı, alışacaksın... Yoksa ilerleyemezsin...
Bir adım, bir adım daha, umudun aydınlığına doğru... Başka da bir şey yok elinde... Yalnızsın o karanlıkta... Yola çıktığında ortakların bile olsa yanında, herkes kendi karanlığını içinde taşır... Benzemez biri bir diğerine... Benzese bile anlatılamaz o benzerlik... Çaresi yok alışacaksın... Yeni ayı gördün mü çıkacaksın yola...
Lakin bil ki bir hastalıktır bu, peşini bırakmaz insanın... Dolunaya ulaştın mı, başlarsın özlemeye o karanlıkları... Yeni yol, yeni başlangıç tırmalamaya başlar içine dönen karanlık gözlerini... Çaresi yok, alışacaksın...

17 Aralık 2018 Pazartesi

Ulu

Görsel: Sequoia National Park
Bir ağaç olabilir misiniz?
Ulu
Derin
Kadim
Köklü
Eski
Yoğun
Dalları gökyüzüne uzanmış, güneşe değecek sanki
Kökleri derinlerde, dünyanın merkezine varmış belki
Çevresi kimbilir kaç insan eder?
Hangi hayvanlara yuva olmuş gövdesi?

Orada olsam şimdi, ufacık, ölümlü, kırılgan halimle...

Sarılsam o kadim gövdeye...
Anlatsa,
Dinlesem,
Sevgiyi öğrensem,
Bırakmayı, teslim olmanın bilgeliğini, kök salmanın, yuva olmanın, güven vermenin derinliğini...
Bir ağaç olmanın zorluğunu, bir orman olmanın gücünü... Güvenliği, barınmayı, hayatı...

21 Kasım 2018 Çarşamba

Sonbahar


Görsel: https://cityportal.gr
Kalktım, bir kelebek gibi zarifçe kalktım yatağımdan, penceremde çiçeklenmiş bir ağaç, bir erik ağacı, incecik beyaz çiçekleri ile şenlendirmiş manzarayı, biliyorum, yılın o en kibar mevsimindeyiz, çiçekler, arılar, toprakta bir hareket... Herkesin neşesi yerinde... Bir umut, bir mutluluk, bir çalışma hevesi...

Kalbime bakıyorum sonra, hüzüm, hep bir hüzün... Saçlarım sonbahar yaprakları gibi kızıl... Ellerimde sandık lekesi gibi çillerim... Çok beklemekten olsa gerek... Bekledikçe sararıyor gibi benzim, oysa pembeleşmesi gerekmez miydi bahar dalları gibi? Gencim henüz, gencim, değil mi? Onaltı, taş çatlasa onyedi belki, daha fazla olamam, aynaları odamdan kaldırdıklarından beri...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...