Görsel: http://www.kadinvekadin.net/ |
Banyo, aynasına kadar silinmiş, kireç çözücülerle ovulmuş... Çamaşırlar yıkanmış, ütülenmiş, yerlerine kaldırılırken dolapların içleri boşaltılıp tozu alınmış, kıyafetler tek tek yeniden katlanmış ve renklerine göre işlevlerine göre dizilmiş...
Dolapların tepesinin, klozetin kapağının, sandalyelerin arkasının tozları alınmış, ayakkabılar silinip boyanmış, ayakkabılığa yerleştirilmiş...
Her şey olması gerektiği gibiydi, ama yine de unuttuğu bir şey varmış gibi geliyordu... Bazen kapının aralığının tozunu alırken bir şeyin ucu geliyordu aklına, bir düşüncenin ucu, bir hayalin parçası, bir rüya kırıntısı...
Pencerenin pervazını silerken, bulaşık makinasından çıkarttığı kaşıkları, bıçakları bezle parlatırken, o eksik parçanın ucunu yakalamaya çalışıyordu, ama tutamıyordu bir türlü...
Bazen, annesine soruyordu, ya da kocasına, "eksik bir şey mi var?" diye... "Neyi unutuyorum?" diye...
Cevap hep aynı oluyordu, net bir şekilde geliyordu:
- Her şey olması gerektiği gibi...
Ne yazık ki...
Eksik parçanın ucunu bulmak ne kadar uzun sürüyor
YanıtlaSil